evinde maç sesi hiç eksik olmayan, maç anıları dolaşan bir evde büyüdüm ben.. ben beşiktaşlı cemal’in kızıydım, kara kartal cemal.. herkes öyle bilirdi babamı.. beşiktaş şampiyon olduğunda, mahalledeki tüm bayrakları babam asardı arkadaşlarıyla boydan boya.. balkondan baktığımda kocaman siyah beyaz bayrağı görürdüm hep.. dalgalanırdı en asil haliyle.. babam televizyon karşısına geçip maç seyrettiğinde ben de geçerdim televizyon başına.. sorardım “hangi rengi tutuyosun baba?” diye.. “siyah beyaz” derdi babam.. siyah beyaz..
öyle böyle siyah beyaz bir dünyaya girmiştim ben de.. salonumuzun duvarında çerçeveli poster vardı kocaman, metin, ali, feyyazlar.. onlara bakardım uzun uzun.. gururla anlatırdı babam beşiktaşını.. arkadaşlarıyla bir araya geldiğinde statta yaşadığı anıları anlatırlardı, dinlerdim masal gibi.. benim masallarım siyah beyazdı.. deplasman maçları, şampiyonluk anılarıydı..
hep oğlu olsun istemiş babam, adı “bora” olsun.. beşiktaş’ın futbolcusu “bora” gibi.. belki de bir gün o da beşiktaş’ta oynasın cemal’in oğlu bora olarak.. iki kızı olmuş, üçüncüsü erkek demişler kesin! adı konmuş daha gelmeden bora diye, hatta şirket bile kurmuş babam; “bora plastik”.. ama olmamış.. gelen yine kız.. son umut benmişim yine olmamış.. bora gelmemiş dünyaya.. belki beşiktaş’ta top koşturacak bir oğlu olmamış babamın ama, bu duyguları paylaşabileceği kızları olmuş.. ben daha küçücükken ezberlemiştim futbolcuları, tezahüratları.. babam “1, 2, 3 gol yetmez” derdi, ben hemen sayardım “döyt, beş, aytı olsun” diye.. “metin, ali, feyyaz atsın” derdi, “beşiktaşım şampiyonn oysun” diye bağırırdım mahallede..
yine babamın peşine takıldığım bir gün, beni futbolcuların antreman yaptığı yere götüreceğini söyledi.. heyecanlandım.. posterde gördüğüm kahramanları görecektim.. isimlerini ezberlediğim metin’i, ali’yi, feyyaz’ı belki.. işte, dedi babam, “gökhan” bak.. gökhan keskin.. el sallamıştı bana, ben de el salladım o’na heyecanla.. maça gitmek istiyordum artık ben de.. babamın omzunda gittim inönü’ye.. orası başka bir dünyaydı, nereye bakacağımı şaşırmıştım.. mutluydum..
ben beşiktaş’la büyüyordum.. forma almıştı babam bana.. siyah şort, beyaz forma.. hep giyerdim formamı.. odamda bayraklar, oyuncaklarımda bile beşiktaş şapkaları vardı.. siyah beyazdı dünyam.. gururla taşırdım renklerimizi.. mahallede kimse laf söyleyemezdi beşiktaşıma.. böyle sevdalandım ben siyahına beyazına..
hep sorardım babama o anlatırdı.. şampiyon olan takımı tutardı gördüğüm herkes.. ben hiç vazgeçmedim aşkımdan.. her maçını izledim beşiktaşımın.. gazeteden fotoğraflarını biriktirdim.. bayrakları, atkıları, şapkaları sakladım odamda, hazine gibi.. kız çocuk bu kadar ilgilenir mi futbolla diyenlere aldırmadan yaşadım ben aşkımı.. büyüyünce geçer ilgisi diyenlere kulak asmadan büyüdüm.. hiç biri anlamıyordu bu duyguyu ama, anlamalarını da beklemedim.. eksikti onlar bence.. babam gibi değillerdi.. beşiktaşlı değillerdi.. ben beşiktaşla mutluydum.. parlak bir döneminden sonra, uzun yıllar şampiyonluk görmemiştik ama, mutluydum.. gururluydum.. okulda sırama yazdım adını.. üniversitede, amfide yazdım oturduğum yere.. yine formamı giydim gururla.. taktım şapkamı, atkımı öyle gittim derslere.. büyümekle hiç değişmedi bu duygu çevremdekilerin dediği gibi.. daha da arttı.. şimdi babam “mirası küçük kızıma bıraktım” diyor benim için.. haklı da.. şimdi de ben beşiktaşlı derya, “kara kartal derya” diye tanınıyorum artık..
babamla maçlara gidemiyorum pek.. yıllardan sonra o dayanamıyor statta maç izlemeye.. ama aynı heyecanı evinde yaşıyor, tıpkı inönü’deki gibi.. top geldiğinde orta yapıyor, gol atıyor televizyonun başında.. her maçtan önce öperek uğurluyor beni maça, “hadi kızım başarılar” diye.. oğlu bora’ya başarılar diyemedi, o sahaya çıkıp gol atamadı ama, en azından başarılar diyerek inönü’ye uğurladığı bir kızı var.. biliyor ki o da orada, tıpkı kendi gibi top geldiğinde orta yapacak, gol atacak.. 12. adamı olacak beşiktaşının.. yense de, yenilse de hiç vazgeçmeyecek aşkından.. ve her maç sonunda evde beşiktaşını paylaşacak onunla..
teşekkürler baba.. bu duyguları yaşamamı sağladığın için.. sana “hangi rengi tutuyosun?” dediğimde “siyah beyaz” dediğin için.. ömrümün sonuna kadar siyah beyaz.. siyah beyaz baba!
derya kahya tarafından 23 eylül 2009 tarihinde forzabesiktas forumlarına yazılmış..