Kalemime doldurdum seni.

kalemime-doldurdum-seniKalemime doldurdum seni.
Hüzünlerin yanıbaşına.
Artık seni yazacağım,
İsyan edene kadar kağıtlar.

Yazının devamını okumak için tıklayın »

Duymayan kulaklar, görmeyen gözler

Dünyanın en büyük (!) derbisi oynandı dün akşam. Saygıdeğer medyamızın her fırsatta Türk futbolundaki şiddetten dışladığı Fenerbahçe camiası yine yapacağını yaptı ve gerçek yüzünü gösterdi. Aslında Kadıköy’de oynanan her derbide, istisnasız, mutlaka bir rezalet yaşanıyor. Ama mutlaka bunu göremeyenlerimiz vardır aramızda.

Allah göstermesin, bu bir Beşiktaş – Fenerbahçe maçı olsa, maçtan önce futbolcularımız Fenerbahçe’lilere saldırsa, çıkıp “ayağıma bastı ben de saldırdım” falan yalanlar atsa… Kavgayı çıkaran oyuncumuz, maç içinde de yan hakemin gözü önünde çaktırmadan bir tane kavga ettiği adama çaksa… O karambolde attığımız cisimler ile maçın 4. hakeminin kafası yarılsa, dikiş atılarak “büyük bir fedakarlık (!)” ile (çıkmaması ve maçın ertelenmesi – hükmen karara bağlanması daha akla ve kurala yakın yaklaşımken) maça çıksa…

Yazının devamını okumak için tıklayın »

etiketler, , , , , ,
Kapanmış çiçeklerin

Bir sağanaktır nasılsa, gelir geçer.
Kapılma hüzün bulutlarına.
Unutma; gecenin ardında bile güneş saklı.
Sen sen ol, gölge düşürme umutlarına.

Biliyorum; kış geçene kadar kapanmış çiçeklerin.
Sen göstermesen de, ben farkındayım.
Ama nasılsa, her kışın bir baharı var.
Şunu bil ki; ben senin toprağındayım.

Dilinizden utanmayın!

Çok uzun zamandır, yaklaşık 10 senedir, hemen her ortamda kullanabildiğim en düzgün Türkçeyi kullanmaya çalışıyorum. Bugüne kadar hep küçük harfleri kullandım yazılarımda. Her türlü imla kuralına uysam da, hiçbir özel ismin ilk harfini büyük yapmadım. Benzer şekilde, hiçbir cümlemi tek nokta (.) ile bitirmedim, her zaman iki nokta (..) koydum. Üstelik dilimizde yan yana iki nokta (..) olmamasına rağmen. Bu iki şeyin dışında, Türkçenin tüm kurallarına dikkat ettim, ediyorum. Bugün ve bu saatten itibaren de, Türkçeyi olması gerektiği gibi kullanacağım.

Yazının devamını okumak için tıklayın »

hayaller..

Hayalleri var insanların.. Kimisi ne istediğini bilen, kimisi bilmeyen.. Kimisi sevdiği için kurar hayalleri; kimisi hayal kurar, yıkmak için hayalleri..

Sevgileri var insanların.. Kimisi ne sevdiğini bilen, kimisi bilmeyen.. Kimisi sever birilerini, sevgi nedir bildiği için; kimisi birilerine sevdiğini söyler, yıkmak için sevgileri..

Hayaller ve sevgiler.. Bazen biri birinden ayrılmayan ikili, bazen biri birinin panzehiri.. Sevgililer hayal kurmayı sever aslında masumca.. Çoğu zaman olmadık hayaller yıkar sevgileri acımasızca.. Bazıları bilir hayaller gerçek değildir.. Bazıları farkında değildir; hayal nedir, gerçek nedir?

Yazının devamını okumak için tıklayın »