Kaçmak istiyorum!

Uzun zamandır her şeyimi akışına bırakmışım… Günlerimi, gecelerimi… “Ben” diyebilmeyi unutmuşum… Bir şeyler mi var özlediğim, hatırlayamıyorum onu bile… Gökyüzü bulutlu… Yine bir İstanbul sabahı, yine hüzün…

Yazının devamını okumak için tıklayın »

Ölüm, sen ne güzel şeysin…

Bir çok insanın aksine beni heyecanlandıran, merakla beklediğim bir şey ölüm.  İnsanların iki yüzlüğü ve duygusallıklarından dolayı yaptıkları hatalardan dolayı sıkıldığım bu güzel yaşamda… Herhalde yaşamayı beklediğim en güzel şey olsa gerek. Sonsuz dipsiz karanlık bir bir çukur içerisinde sessizce sürekli süzülmek.
Yazının devamını okumak için tıklayın »

Gittin

Giderken arkandan baktım, baka kaldım… O anda aklımdan bir çırpıda boşaldı düşünceler. Hiçbir anlam ifade etmeyen, anlamını yitirmiş, kendini ifade etme özelliğini yitirmiş bir insan… Sadece bakmak geldi içimden. Anlamı o anda gözler anlattı adeta. Zamanı durduran, düşünceleri boşaltan gözlerdi. Ama senin için bir misketten farksızdı o gözler; anlamadın, gittin… Sadece arkandan sana bakan bir çift göz bıraktın ve gittin… Sen gittin gideli o gözler bir daha hiç görmedi…

Doğmak istiyorum yeniden…

Adını yazarak başlıyorum bu yazıya, Nayis… Zamanın terk edişinde, nefesin sesimde…

Devam ediyorum, hayatı şaşırtmaya. Bir yaşıma daha girdim… 27 senelik düş sancısı dökülür avuçlarına, kelimelerle çürüyen gerçeğin farkına varamadan…

Nayis, hayat avlularında ölümü çok diledim, çok dilendim… Babamın kuyuya bıraktığı, annemin yanlışlıkla hayata düşürdüğü bir dilektim… Nayis, bu gidişle geç kalacağım ölüme!

Yazının devamını okumak için tıklayın »

Yanımda kal…

Bahar süzülürken ıslak camlardan, hasret şarkıları esecek ardından.
Bak koşuyor akreple yelkovan, su gibi akıp giderken zaman.
Yeni bir sayfa açtım, özgür bıraktım yüreğimi de.
Yeni bayramlar yarattım kendime.
Gitme… Yanımda kal…