Ahlâkı kimseden öğrenecek değiliz!

Günlerdir rakip taraftar forumlarında ve bazı internet sitelerinde dolaşan, ”Kim Bu Terbiyesiz” başlığı ile verilmeye çalışılan mesajla ilgili birkaç kelam da biz edelim istedik. Beşiktaş taraftarının büyüklüğünü, ayrıcalığını anlatmanın gereği yoktur ve bu zaten bilinen bir gerçektir ancak, üzerimize oynanan oyunlara karşı gerçekleri bir kez daha gözler önüne sermekte sakınca görmüyoruz.

Yazının devamını okumak için tıklayın »

Beleştepe

Beleştepe dendiği zaman, ilk akla gelen yer kesinlikle İnönü Stadı’nın numaralı tribünler ile, yeni açık tribünü arasında kalan ve stadın bir kısmını gören tepe olur. Maç günü bileti olmayanlar, o sırada oradan geçenlerin maçı kısmen de olsa takip edebilecekleri yer olsa da, birçok taraftar için vazgeçilmez yerlerdendir. Beşiktaş tribünleri için bir klasiktir Beleştepe…

Yazının devamını okumak için tıklayın »

etiketler, , , ,
Mehdi

İstanbul otogarı viyadüklerin çevrelediği bir örümcek ağıdır. Ağlarına yalnız bahtsızlar takılır. Parası olmayanların kaderleri değişmesede yerlerinin değiştiği bir başlangıç, ya da sondur burası. Hele öğlen kalkan ya da öğlen ulaşan otobüslerin yolcusuysanız, bu hayata sarılma direncinizin ilk test yeri yine bu otogardır.

Öğlen ezanı okunuyordu. Nisan’dı ama hâlâ kaşkollara sarılmış insanlar, ciğerlerinden çıkan havayı kaşkolun içine üfleyerek ısınmaya çalışıyorlardı. Artvin’e gidecek otobüs yolcuları sigaralarından son bir fırt çekip, otobüsün basamaklarını çıkıyorlardı. Muavin bagaj kapaklarını kapattı, peron görevlisi içerideki yolcuları sayıp, kafasını arka kapıdan uzatıp bağırdı.

Yazının devamını okumak için tıklayın »

Beşiktaş arması – Vektör çizim

Bir süredir Beşiktaş’ımın armasının çok büyük halini arıyordum. Hatta bulamayınca, ForzaBeşiktaş forumlarında konu da açmıştım ancak oradan da bir şey çıkmadı. Zor da olsa vektörel olarak çizilmiş ufak boyutlu bir armamızı buldum, hem de aslında tam aradığım gibi, üzerinde Kartal olan bir çizim.

Yazının devamını okumak için tıklayın »

etiketler, , , , , , ,
Dans ediyorum ölümle…

Hani gök gürler, ardından şimşek çakar ya… Yağmur olmaya can atar ya bulutlar… Ağırlaşır ya gözleri… Düşemezler toprağa…

Kurumuş dudaklarının kenarında bir çölün… Siyah-beyaz bir olur da… Dünyanın içi ile dışını bir araya getirir ya… Kara toprak ve deniz biter sonra…

Siyah, sessiz bir gürültü olursun… Yalnızlık ve sen… Bilinmeyene akar zaman… Akar her zaman… Kazanan beyaz olur…

Yazının devamını okumak için tıklayın »