Dans ediyorum ölümle…

Hani gök gürler, ardından şimşek çakar ya… Yağmur olmaya can atar ya bulutlar… Ağırlaşır ya gözleri… Düşemezler toprağa…

Kurumuş dudaklarının kenarında bir çölün… Siyah-beyaz bir olur da… Dünyanın içi ile dışını bir araya getirir ya… Kara toprak ve deniz biter sonra…

Siyah, sessiz bir gürültü olursun… Yalnızlık ve sen… Bilinmeyene akar zaman… Akar her zaman… Kazanan beyaz olur…

Yuvarlağın kıyısında İnat yapsa da renkleri sonbaharın… Yolculuğun başlar, bakışına doğru meraklı gözlerin… Balta girmemiş, kontrol altına alınmamış topraklarda… İlerlersin… Şehir… Bir görürsün, bir kaybolur ya hani… Hayalet gibi sisin içindeki…

O zaman anlarsın düşündüğünü… Görürsün rengini düşüncenin… Son noktaya varırsın yolların tükendiği haritalarda ya… Nerede biter serüven? Nerede başlar akıl? Bilemezsin…

Dans ediyorum ölümle… Bırakıp beni, yolculuğa çıkıyor zihnim… Akşamlar gözlerime yürüyor, zamansız… Yorgunum… Bitiriyorlar beni…

Yorum yaz









dipnot: Yorumunuz onaydan geçtikten sonra yayınlanacak. Aynı yorumu tekrar tekrar göndermemeniz rica olunur.